Neden?

Neden
Nereden başlamam gerektiğini bilmiyorum. O yüzden herhangi bir yerden anlatmaya başlamayı düşünüyorum. Hikayem dünya üzerinde yaşamış olan herhangi bir insanın hikayesi de olabilirdi, çünkü bende bir insanım. En azından öyle görünüyorum. Bana ait bir beyin, gözler, saçlar, sakal, bıyık, kollar, bacaklar ve organlarım var en nihayetinde. Evet, böyle düşünüldüğü zaman dışarıdan gayet normal bir insanım. Yalnız bana göre normal insan yoktur. İnsan sonuçta bu dışarıdan gördüğümüz kadar kısıtlı kalamıyor. Dünya üzerinde şuan sekiz milyara yakın insan var. Basit bir matematik yapacak olsak ki hiç anlamam matematikten. Her bir birey, sekiz milyara bölündüğü zaman bir çıkıyor. Yani hepimiz sekiz milyarda biriz şuan bilinen kadarıyla. Evet, bilinen kadarıyla çünkü bundan önceki insanoğlunun gelmiş-geçmiş olanlardan bahsediyorum, onların arasında da bir çıkar bu sonuç. Peki, bizlerden bir tane varsa neden şuan bildiğimiz kadar, sekiz milyar tane daha var? Neden bu kadar insan yaratıldı? Veya neden bu kadar insan doğdu? Neden bu kadar insan geldi ve geçti? Neden her birey farklı bir amaç ve gaye peşinde yaşam mücadelesini sürdürürken sürekli bu sorulardan uzak kalıp, bir şekilde yaşayıp, ölüyor? Neden insanlar birer robot gibi yaratılmadı? Neden bir kelimenin anlamı bile birey den bireye farklılık gösteriyor iken genel bir anlam konuldu? Neden insanlar, neden yaratıldığından umarsızca uzak kalıp saçma sapan işler peşinde koşar? Tamam, belki bana göre saçmadır… Kişiden kişiye bile bu kadar fark eden zihinlerimiz, bu dünya üzerindeki bütün insanlığın zihinleriyle aynı bir mekana konsa, okyanus da ki bir tükürük kadar yer kaplar belki. İşte tekrar aynı soruya itiyor beni bütün bu düşünceler. Neden insanlar? Neden bu kadar fazlalar? Neden, bizlerden bir yaşam mücadelesi bekleniyor? Mesela ele alacak olursak bu konuyu ben Türkiye'nin herhangi bir yerinde doğmuş herhangi bir insanım ve Portekiz de, Angola da, Çin de, Rusya da, Amerika da doğan herhangi bir insandan veya insanlardan, ben yaşam mücadelemi sürdürüp bir şekilde ilerlerken ölümüme kadar belki de haberim dahi olmayacak. İşte burada tekrar kafama takılan soru geliyor. Neden? Tekrar, neden? Yine, neden? Neden…
Sanırım bu soruların cevabını hiçbir zaman veremeyeceğim. Ama sürekli sormaya devam edeceğim. Çünkü bu sorular her zaman beni, aslında hiçbir şey yapmaman gerektiğine ikna ediyor. Ben bir şekilde doğdum, bir şekilde öleceğim. Mezar taşımda yazacak olan başlangıç ve bitiş tarihimin arasında vakit geçirmem gerektiğini biliyorum. Bu süre zarfında ne yapacağım bana bırakılmış bunu da biliyorum. O yüzden dünya üzerindeki meslektaşlarımla yarışıyorum birincilik için. Ben ve benim gibiler anlamsızlığın, hiçliğin ve boşluğun üstatları… Bizler bu kavramlar arasında boğulamayacak kadar delirmiş insanlarız.
Muhammet Mustafa KARA

Oy Ver

 
Oy: 5
 
Puan: 9.6
 
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Harika

:: Yazı Bilgisi ::
Toplam Oy: 5 • Puan: 9.6 • Oy Ver
:: Yazıyı Paylaş ::
:: Blog Bilgisi ::
Her şey veya hiçbir şey.
Yazmaya başladığım zaman kendinizi sorgulamaya başlayacaksınız.

:: Diğer Yazılar ::
:: Editör Tavsiyesi ::
reklam veriletişim • 2017 YazarOkur Blog