Bulgaristan - Sofya, Kırcaali, Felipe, Pleven, Haskova, Burgaz

Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı Kapıkule. Tabi sonrasında karşınızda Avrupa Birliğine “merhaba” diyen yeni yüzü ile Bulgaristan. Önceleri Fakirlik sonrası gelen hırsızlıkları ile ünlü Bulgaristan, 1997 yılı ile başlayan Avrupa Birliği macerası ile günümüzde modern ve hızla gelişmekte olan bir ülke olarak karşımıza çıkıyor. Bulgaristan’ın görülmesi gereken en güzel şehirlerinden biri Pleven. Pleven şehrini bu kadar özel yapan 1. Balkan savaşındaki Bulgaristan – Osmanlı savaşını üç boyutlu gösteren Panaroma’nın bulunmasıdır. Savaş anından mükemmel sahnelerini, Türk askerinin nasıl teslim alındığını, Osman Paşa’nın beyaz atının üzerinde gururlu ve dik başı ile teslim oluşunu, adeta o anı yaşamanızı sağlayan görsellik ile görmenizi isterim.

Pleven’den çıkıp Bulgaristan’ın başkenti Sofya’ya doğru ilerlediğinizde yol üzerinde ağaçların içerisine gizlenmeye çalışan sapsarı kubbeli bir kilise dikkatinizi çekiyor. Merakınızı dinleyip bu kilisenin bulunduğu Şıpka köyüne girdiğinizde kilisenin adının Altın Kilise olduğunu öğreniyorsunuz. Altın Kilise denmesinin nedeni; Osmanlılar zamanında kubbeleri altından yapılmış bir camii olarak inşa edilmesidir. Daha sonra altın kubbeleri muhafaza edilerek kiliseye dönüştürülmüştür.

Bu büyüleyici ortamdan çıkıp Şıpka Geçidine girdiğinizde, şoförlük yeteneğinizi konuşturmanız gerekiyor. Keskin virajları, dar yolu ve engebeli yapısı ile dünyanın en zor geçitlerinden sayılan bu yol sizi Şıpka tepesine getirir ve artık karşınızda inanılmaz bir doğa manzarası bulursunuz. İsterseniz buranın ünlü manda yoğurdunu yiyerek dinlenebilir, isterseniz de daha büyüleyici bir maceraya atılabilirsiniz. Nasıl mı? Tabi ki 999 basamaktan oluşan tarihi taş merdiveni çıkarak, bulutların içinde yer alan anıt mezarı ziyaret edebilirsiniz.

Bu tepe Bulgaristan – Türkiye arasındaki en kanlı savaşlara ev sahipliği yapmıştır ve şehitlerin anısına inşa edilmiştir. Kapısının üzerindeki ihtişamlı aslan heykeli ile adeta sizi içeri davet eden anıt, savaş anını, resimler ve araçları ile size sunmaktadır. Birkaç kattan oluşan anıt, dar iç mimarisine rağmen gayet güzel dizayn edilmiştir. Size tavsiyem en üst kattaki kapının kapalı olduğuna aldanmayıp, teras kısmına çıkmanızdır. Ama üzerinizde kalın bir şeylerin olması sağlığınız için çok iyi olacaktır. Bir an kendinizi bulutların üzerinde bulacaksınız, yükseklik ve havanın soğukluğu adeta içinize işleyecektir.

999 basamaktan oluşan taş merdiveni çıkmak gözünüzü korkuttu ise araba ile de tepeye ulaşmanız mümkün ama size tavsiyem ağaçların içine gömülmüş taştan yolu denemenizdir. İsterseniz yanınıza atıştırmalık bir şeylerde alabilirsiniz. Çünkü her 100 basamakta bir dinlenme bölümleri bulunmaktadır.

Daha sonra tepeden aşağı doğru yol aldığınızda boydan boya uzanan gül tarlalarının uzandığı Gül Vadisine gelirsiniz. Bu güllerden Rakı, kolonya, sabun gibi çeşitli ürünler üretilir. Yola devam ederseniz karşınıza Bulgaristan’ın başkenti Sofya çıkmaktadır. Bilinen şehir yapısı dışında hiçbir özelliği olmayan Sofya’da tarihi Porta-Menta binası ve Ruslardan kalma Altın Katedral ilginizi çekebilir.

Sofya’nın klasik şehir hayatından kurtulmak istediğinizde, size tavsiyem Bulgaristan’ın ikinci büyük şehri olan Felipe’yi ziyaret etmenizdir. Yedi tepe üzerine kurulmuş bu şehir tam bir doğa ve insanlık harikasıdır. En yüksek tepesinde yine Ruslardan kalma Askeri Anıt bulunmaktadır ve bu anıtı şehrin her noktasından görmeniz mümkündür. Şehrin alt kısmında Romalılara ait antik bir tiyatro ve birçok şehir kalıntıları bulunur. Ayrıca Bulgaristan’ın tarihi evlerini burada görmeniz mümkün. Tam ortasından geçen Meriç nehri de şehre ayrı bir hava katmaktadır.

Eğer kendinizi evinizde gibi hissetmek, Türk misafirperverliğini tatmak isterseniz Kırcaali ve Haskova şehirlerini ziyaret edebilirsiniz. Türklerin en yoğun yaşadığı bölgenin yakınlarındaki kaplıcalarda şifa da bulabilirsiniz. Haskova’da sinir hastalıkları için, Hisar kaplıcalarında iç hastalıklar için, Pavelbane’de kemik hastalıkları için doktor kontrolünde tedaviler uygulanmaktadır.

Eğer ben deniz olmayan yerde tatil yapmam diyenlerdenseniz, korkmanıza gerek yok. Çünkü Burgaz şehri tam aradığınız gibi bir yer. Karadeniz halkının sıcaklığını bulabileceğiniz bu şehirde Mopeka Zpaguna deniz parkını görmenizi şiddetle tavsiye ederim. Güzel sahili, hareketli gece hayatı ile size Türkiye’mizin güney sahillerini aratmayacaktır.

Son söz olarak; eğer bekar bir baysanız Bulgaristan’daki Bulgar ve Türk kızlarına aşık olmanız kaçınılmaz. Eğer evliyseniz de karınızın kıskançlık krizine hazırlıklı olun, çünkü hayatınızda görmediğiniz güzellikte gözleri burada göreceksiniz.

Oy Ver

 
Oy: 10
 
Puan: 7
 
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Ehh işte

Yorum Yaz

Yorumlar

:: Yazı Bilgisi ::
Toplam Oy: 10 • Puan: 7 • Oy Ver
Toplam Yorum: 0 • Yorum Yaz
:: Yazıyı Paylaş ::
:: Blog Bilgisi ::
Gezi Rehberi
Gezi Rehberi - Gezelim, Görelim...

:: Diğer Yazılar ::
:: Editör Tavsiyesi ::
reklam veriletişim • 2017 YazarOkur Blog