Bir Kız Düşünün...

Bir kız düşünün; 20 yaşında, hayata sarılmış, geleceği için savaşan mutlu bir kız.

Bir kız düşünün; umut dolu, neşe dolu, hayatı, yaşamayı seven...

Bir gün o kız ansızın bayıldı. Tüm arkadaşları olanın şaşkınlığı ile etrafında toplandı. Biri onu kucakladı ve hastaneye kaldırdı. Tüm sevenleri onun için ordaydı. Tüm dostları hüzünlü gözlerle olanları anlamaya çalışıyordu...

Ve doktor çıktı. Kıza en yakın kişiyi ve ailesini sordu. Ailesi çok uzaklardaydı, sadece dostları vardı yanında, onun için endişelenen dostları...

Kız içeri en yakın dostunu çağırdı doktor ile birlikte. Belki de hayatta en çok acı çekmesini istediği kişiyi çağırdı sanki onu cezalandırır gibi…

Ve acı sonuç ona söylendi;

"Ben ölüyorum, ben ölüyorum, ben kanserim!!!"

Dostundan bunu ailesine anlatması isteniyordu. Onları buraya çağırması ve sakinleştirmesi…

Zaten dostlar böyle anlar için değil miydi ki...

Dostu o an sanki ondan önce ölmüş gibiydi. Sevdiği kişiyi kaybedeceğini duymasının yanında zor bir görevde ona verilmişti artık nasıl yapabilirdi ki? Bir anneye nasıl söyleyebilirdi böyle bir şeyi? Artık gözyaşı istemiyordu ama mecburdu, ölüm döşeğindeki dostunun son isteğini yapmak zorundaydı...

Ailesi gelmişti geliş nedenlerini bilmeden. Karşılarında kızları yerine onun bir dostunu buldular. Annesi endişeli ama umut dolu gözlerle çocuğa baktı ne olduğunu hemen bilmek istercesine. O an tek bir söz çıkabildi çocuğun ağzından:

"Kanser!!!"...

Anne inanmamıştı. Gözyaşları yine ortalardaydı. Ona inanmamış etrafına soruyordu olamaz diye. Çocuğun yakasını tutmuş, “neden?” diye haykırıyordu, “neden benim kızım?” diye... “20 yaşında umut dolu bir kızın suçu neydi?” diye inliyordu...

Ama bazen nedenleri bilemeyiz, acısını çekmek zorunda olsak bile...

Şimdi kızın 1-2 aylık ömrü var. O umut dolu kız hiç ağlamadı öleceğine. Söylediği sözler;

"insan nefret ettiği biri için nasıl ağlamıyorsa, ben de nefret ettiğim kader için ağlamayacağım, onun yerine insan nasıl nefret ettiği kişiden INTIKAM alıyorsa, ben de kaderimden intikam alacağım!!!"

Sanırım bu sözler, bazı şeyler için yeterliydi. Ağlamak yerine son bir kaç ayında kaderden intikamını alacaktı. Hayatını yaşayarak, gülerek mutsuz olmasını isteyen kaderden intikamını alacaktı...

Belki de kanserin güzel tarafı bu işte. İnsanlara zamanları varken hayatı yaşamaları gerektiğini gösteren, nefret ettiği bir şey için ağlamak yerine güçlü olup ondan intikamını almayı gösteren kanser...

Ama sonuç olarak boyun eğilmesi gereken KADER...

Oy Ver

 
Oy: 23
 
Puan: 7.4
 
Berbat Sıkıcı Ehh işte Güzel Harika
Güzel

Yorum Yaz

Yorumlar

YASEMİN Yorum
arkadaş
ekle
cok etkileyici.evet insanlari hayatda uzun bir omur bekliyor.ama bu hayatda onlar hep kendi yerinde durub adimliyolar.nefret etdigi bir sey icin agliyorlar.intikam almak akillarinin ucundan bile gecmiyor..intikam alib,hayata devam etmeliyiz..asla uzulmemeliyiz.ve ne yazik ki,bunu cok gec anliyoruz.

YASEMİN • 18-01-2015 19:58

model *music is my life* Yorum
arkadaş
ekle
cook etkileyici aslinda biz her saniyemizin qedrini bilmeli ve tanriya sukr etmeliýik

model *music is my life* • 03-04-2015 13:00

 Yorum guclu olmak lazim, kanseri bile yenmek mumkun yeter ki iste hersey mumkun. hayatimizda olan cogu seyden biz sorumluyuz hic bi sey durduk yere olmuyor.

05-04-2015 16:43

dogum gunun kutlu olsun:)MELEK Yorum
arkadaş
ekle
guzeldi

dogum gunun kutlu olsun:)MELEK • 12-07-2015 17:52

:: Yazı Bilgisi ::
Toplam Oy: 23 • Puan: 7.4 • Oy Ver
Toplam Yorum: 4 • Yorum Yaz
:: Yazıyı Paylaş ::
:: Blog Bilgisi ::
Tekgül'ün Günlüğü - Hayat Sayfaları...
Ben aslında hep kendimin bırakıp gittiğini sanırdım. Ama geriye dönüp baktığımda, aslında bırakıpta gittiğimi sandıklarım gitmiş ben bırakılanken...

:: Diğer Yazılar ::
:: Editör Tavsiyesi ::
reklam veriletişim • 2017 YazarOkur Blog